Genel

Ey Aseman! -1

Prangalar vurdum ölümlerime
Adaletin tecellisi sükutlarımı konuşturdum.
Günah yükünü temizleyecek cezalarda verdim kendime
Nankörce atılan tokatlara çığlıklar attım bende
Yokluğuma varlık sıfatını giydiren rahmana yürüdüm
Somutlaştırdım tüm eylemlerimi yani
Ben kimim?
Güncelliğimi yitirecek miyim yoksa bu imtihanda?
Dil ile sınırlı kalmayacak kadar değerli iddialarım var benim
Sahi iman ettik demekle,
Sınanmadan bırakılacağımızı mı sanıyoruz?
Ey Aseman!
Biliyorum çok sitemkarım
Günahlar, bağlamış ellerimi.
Oksijensiz yanıyor genzim.
İmtihanın şartı irade iken,
Neden kazanamıyoruz bu ilk imtihanı ey Aseman!
İblis hep üstünlük mü taslayacak bize
Çoğumuzu da şükreder bulamıyorum ey Aseman!
Sakın ola bu sınırı aşmayalım
Şayet bu yasağı da aşarsak
Zalimlerden oluruz ey Aseman!
Arzu ve ihtiraslarımıza hakim olamıyor muyuz ne?
Hani ahde sadakat, söze bağlılık, emanete riayet.
Şu ağaca yaklaşma Aseman
Yaklaşma dedim ey Aseman!
Sana onun bir düşman olduğunu söylememiş miydim?
Ah Aseman!
Biz nefislerimize zulmettik
Haydi, bela taşları gelmeden,
Tövbelere yönelelim.
Rahmanın rahmetinden ümit kesmeden
Nefislerimizi kınayalım durmadan
Yıkalım yeniden inşa etmek için
Haydi, hep beraber
Darul nimetten Darul belvaya
Haydi, gidelim Aseman!
Cennet bahçelerinden, bela ve zorluk diyarına.
Alçalmaya ve yükselmeye
Mutluluğa ve huzura
Melekler gibi sabit değiliz biz ey Aseman!
Haydi, kabiliyet libaslarını giyip ulviyete gidelim
İrade yolsuzluğuna bulaşmamış nefislerimizi götürelim başka cennete
Fakat şimdi imtihan zamanı ey Aseman
Eskitip yıpratan belalardan, taşlardan uzaklaşma zamanı.
Zira bilseydik darlık kadar bollukta bir beladır ey Aseman!
haydi, sabredenleri müjdele
Haydi, cennete gidelim. 
 (22 Ekim 2014 Çarşamba 11.20 – İhmal ettiğim bir ders saati)

Muhammed Zeki Aygur 

Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir